Diğer

Ankilozan Spondilitli Erkek Osteoporozlu Hastalarda Nazal Kalsitonin Tedavisinin Etkisi: Ön Çalisma - Orijinal Arastirma

  • Pinar Borman
  • Hatice Bodur
  • Filiz Eser
  • Sezin Bingöl

Turk J Osteoporos 2007;13(3):-

ÖzetAmaç: Osteoporoz, ilerlemis Ankilozan Spondilit (AS)'in belirgin bir özelligi olup kemik mineral yogunlugu (KMY)'nun azalmasina, kemik yapim ve yikiminin bozulmasina ve vertebra kirik insidansinda artmaya neden olur. AS'li hastalarda vertebral kirik riskindeki artisin, sekonder yaygin osteoporoza bagli oldugu düsünülmektedir. Bu çalismanin amaci osteoporozlu erkek AS hastalarinda nazal kalsitoninin etkinligini degerlendirmekti. Hastalar ve Yöntem: Çalismamiza AS tanili 32 erkek hasta alindi. Dünya Saglik Örgütü (DSÖ) kriterlerine göre osteoporozu olan AS'li 11 hastaya 1 yil boyunca günde 200 IU nazal kalsitonin verildi. Sonuç ölçütü lateral lomber KMY'deki degisiklik yüzdesi olarak belirlendi. Bulgular: Istatistiksel olarak anlamli olmasa da, osteoporotik hastalarin 12 aylik kalsitonin tedavisi sonrasi ortalama lomber KMY degerlerinde artis gözlendi. Bir yil içinde yeni vertebral kirik gözlenmedi. Kalsitonin iyi tolere edildi ve yan etki bildirilmedi. Sonuç: Çalisma grubumuz bu öncül bulgulari kanitlamak üzere küçük oldugundan, bu kronik hastalikta uygun osteoporoz tedavisinin belirlenmesi için degisik antirezorptif ilaçlarin etkilerini inceleyen büyük çalismalara ihtiyaç bulunmaktadir. (Osteoporoz Dünyasindan 2007;13:67-9)Anahtar kelimeler: Osteoporoz, ankilozan spondilit, kalsitoninSummaryAim: Osteoporosis is a prominent feature of advanced ankylosing spondylitis and causes decrease in bone mineral density (BMD), disturbance of bone formation and resorption and incerase in incidence of vertebral fractures. It is believed that patients with AS have an increased susceptibility to vertebral fractures due to secondary diffuse osteoporosis. The aim of this study was to evaluate the effectiveness of nasal calcitonin in male AS patients with osteoporosis. Patients and Methods: Thirty-two patients with AS were enrolled to our study. Nasal calcitonin 200 IU daily was given for one year to eleven patients with AS who had osteoporosis according to the The World Health Organization (WHO) criteria. The primary outcome measure was determined as the percentage of change in BMD o f lateral lumbar spine. Results: Although not statistically significant, at the end of calcitonin therapy for twelve months, increase in the mean lumbar spine BMD values of osteoporotic patients was observed. No new vertebral fracture was observed in one year. Calcitonin was well tolerated and no adverse event was reported. Conclusion: As our study group was small to confirm these preliminary findings, larger studies examining the effects of different antiresorptive agents are required for determination of the appropriate treatment of osteoporosis in this chronic condition. (From the World of Osteoporosis 2007;13:67-9)Key words: Osteoporosis, ankylosing spondylitis, calcitonin

Giris

Ankilozan Spondilit (AS); daha çok aksiyal iskeleti ve periferik eklemleri etkileyen, etyolojisi bilinmeyen kronik inflamatuvar bir hastaliktir (1). Osteoporoz, ilerlemis AS’in belirgin bir özelligi olup kemik mineral yogunlugu (KMY)’nun azalmasina, kemik yapim ve yikiminin bozulmasina ve vertebra kirik insidansinda artmaya neden olur (2,3). AS’li hastalarda vertebral kirik riskindeki artisin, sekonder yaygin osteoporoza bagli oldugu düsünülmektedir. Farkli çalismalarda AS’li hastalarda vertebral kirik orani % 0,5 ile % 20 arasinda bildirilmistir. AS’de osteoporozun mekanizmasi henüz tam olarak açiga kavusmamistir. Önceleri kemik yapiminin yikimindan az olmasi sorumlu tutulurken (4,5), son çalismalarda AS’de kemik yapim-yikim döngüsünün arttigi gösterilmistir (6,7). Kemik yapim-yikim dengesinin bozulmasi, kemik döngüsü belirleyicilerinde degisiklige neden olan yapim veya yikim oraninda farkliliklara yol açmaktadir (8). Tiroid bezinin parafolliküler hücreleri tarafindan salgilanan 32 aminoasitten olusan ve polipeptid bir hormon olan kalsitonin, kalsiyum hemostazinin kemige etki eden endojen düzenleyicisidir. Kalsitonin, osteoklastlarin aktivite ve motilitelerini, sayilarini ve yenilerinin olusum hizlarini yavaslatir. Böylece kemigin hem matriksinin hem de inorganik bilesiminin rezorbsiyonu önlenir (9). Bu çalismanin amaci; lateral lomber spinal KMY ölçümü ile saptanan osteoporozlu erkek AS hastalarinda nazal kalsitoninin etkinligini arastirmakti.


Hasta grubu için seçilmis demografik ve klinik veriler Tablo 1’de gösterilmistir. AS için ortalama hastalik süresi 14,8 (1-34) yil idi. AS’li hastalarin hali hazirda kullandiklari ilaçlar; steroid olmayan antiinflamatuvar ilaçlar (SOAII) (n=18), ikinci basamak antiromatizmal ilaçlar (metotreksat: 3, sülfasalazin:14) ve digerleri (n=2) seklindeydi. Bir hasta hiçbir tedavi almiyordu. 19 hasta (%55,9) sigara içiyordu, 13’ü (%38,2) içmiyordu. KMY degerlerine bakildiginda sigara içenler ve içmeyenler arasinda anlamli fark saptanmadi (p0,05).Hastalarin KMY degerleri Tablo 2’de gösterilmistir. DSÖ kriterlerine göre, lomber omurgada osteopeni 10 (%31,2) AS’li hastada saptandi. Osteoporoz 11 (%34,3) hastada saptandi. Vakalarin 10 (%31,2)’unda vertebral kirik tespit edildi. AS’li hastalarda KMY degerleri ile vertebral kiriklar arasinda anlamli iliski bulunmadi.Onbir hastaya 1 yil boyunca günde 200 IU nazal kalsitonin verildi. Tedavi alan hastalarin tedavi öncesi ve sonrasi KMY degerleri Tablo 3’de gösterilmistir. Istatistiksel olarak anlamli olmasa da, osteoporotik hastalarin 12 aylik kalsitonin tedavisi sonrasi ortalama lomber KMY degerlerinde artis görüldü. Bir yil içinde yeni vertebral kirik gözlenmedi. Kalsitonin iyi tolere edildi ve yan etki bildirilmedi.Tartisma

Osteoporoz AS’nin sik görülen bir komplikasyonudur. Insidansi %18,7-62 arasinda degismektedir. Osteoporoz prevelansi erkeklerde daha fazladir ve hasta yasi ve hastalik süresi arttikça artar (12). Çalismamizda AS’li hastalarin %34’ünde osteoporoz saptandi ve çalisma grubumuzda vertebral kirik insidansi yüksekti. Kirik gelisiminin altinda klinik olarak anlamli osteoporoz yatar. Önceki çalismalarda da AS’li hastalarda kontrol grubuna göre vertebral kirik insidansi yüksek bulunmustu (4,5,6,7,8,9,10,11,12,13,5,6,7,8,9,10,11,12,13,14). Mitra ve ark. (13) hafif AS’li hastalarin % 16,7’sinde vertebral kirik rapor etmislerdir. Meirrelles ve ark nin yaptigi çalismada (14); AS’li hastalarin %50’sinde osteoporoz ve %86’sinda osteopeni saptanmis ve hastalarda lomber omurgada anlamli KMY azalmasi görülmüstür. Donnaly ve ark. (3) AS’li hastalarda KMY ve vertebral kompresyon kiriklarini incelemisler ve %10,3 oraninda kirik bulmuslardir. Kirik olan hastalar anlamli olarak daha yasli, erkek, daha uzun hastalik süresi olan ve daha az mobilitesi olan hastalardir. Türk AS’li hastalarda yapilan önceki çalismalarda 9 (9) vakada kompresyon ve bikonkav kirik saptanmis ancak kiriklar ile klinik veya radyolojik parametreler arasinda korelasyon bulunmamistir (15).AS ve diger inflamatuvar hastaliklarda osteoporoz patogenezi henüz tam olarak açiga kavusmamistir, ama son çalismalarda artmis nitrik oksit üretimi ve uyarilabilir nitrik oksit yolagi aktivasyonunun inflamasyonun indükledigi osteoporoz ile iliskili oldugu bulunmustur (16). Ayrica AS’te osteoblastik hücre fonksiyonu da insulin benzeri büyüme faktörü-1 (IGF-1) düzeyi ile iliskili olarak bozulmustur (17). Yüksek TNF • ve düsük IGF-1 düzeyleri sonucu olusan katabolik süreç AS’de olusan osteoporozun patogenezinde önemli bir rol oynar (23). AS’de osteoporoz klinik önemi ve patogenezi halen açikliga kavusmasa da anlamli sayida hastada azalmis kemik kütlesi bulunabilir (18).Osteoporoz AS’nin iyi bilinen bir komplikasyonu olsa da uygun tedavi için kesin bir kilavuz yoktur. Birçok uzman osteoporotik AS’li hastalarini postmenapozal osteoporoza benzer sekilde tedavi ettiklerini rapor etmislerdir. AS’de osteoporoz tedavisi primer osteoporoz tedavisine benzerdir, ancak hastalarin çogunlugunun erkek ve görece olarak genç olmasi nedeniyle hormon replasman tedavisinin yeri sinirlidir (19). Tedavi seçenekleri inflamatuvar olaylarin modifikasyonu ve bifosfonatlar ve anti- TNF• ile kemik yeniden sekillendiriminin degistirilmesine dayanir. Bu hasta grubunda egzersiz rejimleri ve bifosfonatlar yaygin olarak önerilmistir (20). Biz çalismamizda osteoporozu olan AS’li hastalara 200 IU/gün nazal kalsitonin önerdik ve sonuçta kanitlanmis ostoeporozu bulunan erkek AS’li hastalarda 200 IU/gün nazal kalsitonin kullaniminin yararli olabilegini gösterdik. Bir yil boyunca bu hastalarda yeni kirik olusumu gözlenmedi. Ama, çalisma grubumuz bu öncül bulgulari kanitlamak üzere küçük oldugundan, bu kronik hastalikta uygun osteoporoz tedavisinin bulunmasi için degisik bifosfonatlarin etkilerini inceleyen büyük çalismalara ihtiyaç bulunmaktadir.